<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>istanbuladak.com</title>
	<atom:link href="http://www.istanbuladak.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.istanbuladak.com</link>
	<description>İstanbul Adak, Akika, Kurbanlık Satış Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 19 Aug 2011 14:47:46 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.2</generator>
		<item>
		<title>Hizmetlerimiz</title>
		<link>http://www.istanbuladak.com/hizmetlerimiz/</link>
		<comments>http://www.istanbuladak.com/hizmetlerimiz/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 19 Aug 2011 13:16:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Adak]]></category>
		<category><![CDATA[Akika]]></category>
		<category><![CDATA[hakkımızda]]></category>
		<category><![CDATA[hizmetlerimiz]]></category>
		<category><![CDATA[Kurban]]></category>
		<category><![CDATA[sipariş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.istanbuladak.com/?p=46</guid>
		<description><![CDATA[İstanbulAdak.Com&#8217;a hoş geldiniz&#8230; Kaliteli hizmet, hijyen, güvenirlilik, müşteri memnuniyeti ve İslami kurallara uygun kesim temel ilkelerimizdir. Büyükbaş ve küçükbaş ADAK, AKİKA, ŞÜKÜR veya diğer kurbanlarınız İstanbul Adak güvencesiyle; - İnternetten veya telefonla sipariş vererek, &#8211; Canlı veya kesilmiş olarak, &#8211; Adresinize veya dilediğiniz bir hayır kurumuna sevkedilmek üzere, Usulüne uygun, ister başında bulunarak , isterseniz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-medium wp-image-47" title="istanbuladak.com" src="http://www.istanbuladak.com/wp-content/uploads/2011/08/istanbuladak.com_-300x229.jpg" alt="" width="300" height="229" /><span style="color: #ff0000;"><strong>İstanbulAdak.Com&#8217;a hoş geldiniz&#8230;</strong></span></p>
<p><strong>Kaliteli hizmet, hijyen, güvenirlilik, müşteri memnuniyeti</strong> ve <strong>İslami kurallara uygun kesim</strong> temel ilkelerimizdir.</p>
<p>Büyükbaş ve küçükbaş <strong>ADAK, AKİKA, ŞÜKÜR</strong> veya diğer kurbanlarınız <strong>İstanbul Adak</strong> güvencesiyle;</p>
<p><strong>- İnternetten veya telefonla sipariş vererek,</strong><br />
<strong> &#8211; Canlı veya kesilmiş olarak,</strong><br />
<strong> &#8211; Adresinize veya dilediğiniz bir hayır kurumuna sevkedilmek üzere</strong>,<br />
Usulüne uygun, ister başında bulunarak , isterseniz vekaleten ibadet şuuruyla kesilmektedir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Bilgi ve sipariş hattı: +90 533 527 55 40 / +90 507 927 57 19</strong></span></p>
<p><span id="more-46"></span></p>
<p><span style="color: #003366;"><strong>İstanbulAdak.Com sitemiz, kaliteli hizmeti, müşteri memnuniyetini, hijyeni ve güvenirliliği, İslami kurallara uygunluğu temel ilkeler olarak belirleyerek yoluna devam etmektedir. </strong></span></p>
<p>Yaptığımız işe ticari bir faaliyet olarak bakmaktan ziyade müşterilerimizin ibadetine vesile olduğumuzu düşünmekteyiz.</p>
<p>İstanbulAdak, sadece kurbanlık vasfını taşıyan küçük ve büyükbaş hayvanları kurban olarak kesmektedir.</p>
<p><span style="color: #003366;"><strong>Canlı veya kesilmiş olarak adrese teslim</strong></span></p>
<p>Büyükbaş ve küçükbaş <strong>ADAK, AKİKA, ŞÜKÜR</strong> veya diğer kurbanlarınız <strong>İstanbul Adak</strong> güvencesiyle;</p>
<p><strong>- İnternetten veya telefonla sipariş vererek,</strong><br />
<strong> &#8211; Canlı veya kesilmiş olarak,</strong><br />
<strong> &#8211; Adresinize veya dilediğiniz bir hayır kurumuna sevkedilmek üzere</strong>,<br />
Usulüne uygun, ister başında bulunarak , isterseniz vekaleten ibadet şuuruyla kesilmektedir.</p>
<p><span style="color: #003366;"><strong>Ödeme nasıl yapılacak?</strong></span></p>
<p>Ödemenizi nakit yapabileceğiniz gibi kapıda kredi kartıyla da yapabilirsiniz.</p>
<p>Kapıda ödeme seçildiği takdirde sipariş verdiğiniz gün veya ertesi gün, tercih edeceğiniz dilimde &#8220;Tahsilat ve Fatura Adresi&#8221; olarak belirttiğiniz adresinize gelinerek ödeme alınacaktır.</p>
<p>Kurbanınızın kimin adına kesilmesini istiyorsanız sipariş verdiğiniz sırada belirtebilirsiniz. Ödemenizi yaptıktan sonra, İstanbul Adak kasabına reyon şefine dini vecibeleri gerçekleştirmek üzere vekalet verebilirsiniz.</p>
<p><span style="color: #003366;"><strong>Kesim nerede ve nasıl yapılacak?</strong></span></p>
<p>Kesimler, hiijyenik tesislerimizde veteriner hekim kontrolünde, İslami kurallara uygun olarak yapılacaktır.</p>
<p>Seçilen kurbanların ağırlığının ve etinin belirtilen standartlara uygunluğu dikkate alınacak ve koşullara uygunluğu denetlenecektir. Kesilen kurban standart uygulama olarak 7 parça (2 but, 2 kol, 2 kanat kaburga, 1 gerdan) parçalanacak ve hijyenik olarak paketlenerek, soğukhava depolarında bir gün dinlendirilecektir. Sakatat olarak karaciğer, akciğer ve yürek teslim edilecektir. Kurbanın diğer sakatatları (kelle, paça, işkembe v.b.) hijyen ve gıda standartlarına uygun olmadığından imha edilecektir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Bilgi ve sipariş hattı: +90 533 527 55 40</strong></span></p>
<p>Güvenli ve kaliteli hizmetimizden memnun olacağınızı umar ibadetlerinizin kabulünü niyaz ederiz.</p>
<p><strong>İSTANBULADAK.COM</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.istanbuladak.com/hizmetlerimiz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sizin ihtiyacınız, bizim hizmetimiz!</title>
		<link>http://www.istanbuladak.com/sizin-ihtiyaciniz-bizim-hizmetimiz/</link>
		<comments>http://www.istanbuladak.com/sizin-ihtiyaciniz-bizim-hizmetimiz/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 19 Aug 2011 10:02:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Adak]]></category>
		<category><![CDATA[Akika]]></category>
		<category><![CDATA[düğün]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul adak]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul kurban]]></category>
		<category><![CDATA[koç]]></category>
		<category><![CDATA[koyun]]></category>
		<category><![CDATA[Kurban]]></category>
		<category><![CDATA[kuzu]]></category>
		<category><![CDATA[sipariş]]></category>
		<category><![CDATA[şükür kurbanı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.istanbuladak.com/?p=80</guid>
		<description><![CDATA[“Kurban adamıştım ama vakit bulup bir türlü kestiremedim. Üzerimde büyük yük..” “Allah cc bir evlat bahşetti, akikasını da kestiremem lazım…” “Nihayet kendi evimize kavuştuk, şükürler olsun. Bir de şükür kurbanı kestirsek…” “Düğünümüz var, kasaptan et almak yerine keşke bir hayvan kestirseydik, daha uyguna gelirdi ve taze taze ikram ederdik…” Düğünde, dernekte, hastalıkta, sağlıkta, ameliyatta, çocuğunuz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #003366;"><strong><a href="http://www.istanbuladak.com/wp-content/uploads/2011/08/koyun-karizmatik.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-81" title="koyun karizmatik" src="http://www.istanbuladak.com/wp-content/uploads/2011/08/koyun-karizmatik-300x224.jpg" alt="" width="300" height="224" /></a>“Kurban adamıştım ama vakit bulup bir türlü kestiremedim. Üzerimde büyük yük..”</strong></span></p>
<p><span style="color: #003366;"><strong>“Allah cc bir evlat bahşetti, akikasını da kestiremem lazım…” </strong></span></p>
<p><span style="color: #003366;"><strong>“Nihayet kendi evimize kavuştuk, şükürler olsun. Bir de şükür kurbanı kestirsek…”</strong></span></p>
<p><span style="color: #003366;"><strong>“Düğünümüz var, kasaptan et almak yerine keşke bir hayvan kestirseydik, daha uyguna gelirdi ve taze taze ikram ederdik…”</strong></span></p>
<p><span style="color: #003366;"><span id="more-80"></span></span></p>
<p><span style="color: #003366;"><img title="Daha fazla..." src="http://www.istanbuladak.com/wp-includes/js/tinymce/plugins/wordpress/img/trans.gif" alt="" /></span>Düğünde, dernekte, hastalıkta, sağlıkta, ameliyatta, çocuğunuz dünyaya geldiğinde, askere uğurlarken, terhiste, hacca giderken, hac dönüşünde, ev alırken, iş kurarken, araba alırken, merasim ve açılışlarda, kaza, bela ve sıkıntıya düşmemek, düşüldüğünde hafif zararla atlatmak veya herhangi bir murada ermek için, o muradın tahakkukuna yardımcı olsun niyeti ile (kurbanı vesile kılarak) karşılığını tamamen Allah&#8217;tan dileyerek, <strong>kurban adadı</strong> iseniz bu ibadetin yerine getirilmesi kararı sizden, ibadetinizin yerine getirilmesine yardımcı olmak bizden…</p>
<p>Büyükbaş ve küçükbaş <strong>ADAK, AKİKA, ŞÜKÜR</strong> kurbanları veya <strong>düğün dernek</strong> için ihtiyacınız olan taze ve toptan et için uygun hayvanları <strong>İstanbul Adak</strong> güvencesiyle;</p>
<p><span style="color: #003366;"><strong>- İnternetten veya telefonla sipariş vererek,</strong></span><br />
<span style="color: #003366;"><strong>– Canlı veya kesilmiş olarak,</strong></span><br />
<span style="color: #003366;"><strong>– Adresinize veya dilediğiniz bir hayır kurumuna sevk edilmek üzere</strong>,</span></p>
<p>İslami usullere ve hijyen şartlarına uygun, ister başında bulunarak , isterseniz vekaleten ibadet şuuruyla kesilmektedir.</p>
<h2>İstanbul için adak, akika ve kurban sipariş hattı:</h2>
<h2><span style="color: #ff0000;">+90 533 527 55 40 / +90 507 927 57 19</span></h2>
<h2><strong>İstanbul Adak</strong></h2>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.istanbuladak.com/sizin-ihtiyaciniz-bizim-hizmetimiz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Adak Kurbanı Nedir?</title>
		<link>http://www.istanbuladak.com/adak-kurbani-nedir/</link>
		<comments>http://www.istanbuladak.com/adak-kurbani-nedir/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Aug 2011 22:20:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilgi Bankası]]></category>
		<category><![CDATA[Adağın Hükmü]]></category>
		<category><![CDATA[Adağın Şartları]]></category>
		<category><![CDATA[Adak]]></category>
		<category><![CDATA[Adak Çeşitleri]]></category>
		<category><![CDATA[Nezir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.istanbuladak.com/?p=35</guid>
		<description><![CDATA[Adak (Nezir) Adak, kişinin dinen yükümlü olmadığı halde, farz veya vacip türünden bir ibadeti yapacağını va&#8217;d etmesi ve Allah&#8217;a söz vermesi demektir. Adağın Şartları Bir adağın dinen geçerli olabilmesi için adayanda ve adanan şeyde bir takım şartların bulunması gerekir. a) Adayan Kimsede Bulunması Gerekli Şartlar 1- Müslüman Olmak. 2- Akıllı ve ergenlik çağına gelmiş olmak. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><img class="alignleft size-medium wp-image-36" title="istanbuladak.com" src="http://www.istanbuladak.com/wp-content/uploads/2011/08/kurbanlik-koc-300x292.jpg" alt="" width="210" height="204" />Adak (Nezir)</strong><br />
Adak, kişinin dinen yükümlü olmadığı halde, farz veya vacip türünden bir ibadeti yapacağını va&#8217;d etmesi ve Allah&#8217;a söz vermesi demektir.</p>
<p><strong>Adağın Şartları</strong><br />
Bir adağın dinen geçerli olabilmesi için adayanda ve adanan şeyde bir takım şartların bulunması gerekir.<br />
<span style="text-decoration: underline;">a) Adayan Kimsede Bulunması Gerekli Şartlar</span></p>
<p>1- Müslüman Olmak.<br />
2- Akıllı ve ergenlik çağına gelmiş olmak.<br />
Çocuğun ve delinin adakları muteber olmaz. Çünkü bunlar hiç bir dini hükümle yükümlü değillerdir.</p>
<p><span id="more-35"></span></p>
<p><span style="text-decoration: underline;">b) Adanan Şeyde Bulunması Gerekli Şartlar<br />
</span></p>
<p>1- Adanan şeyin gerçekte mümkün olması ve dinen de makbul bulunması. Mesela: &#8220;Gece oruç tutmak adağım olsun.&#8221; veya Kadının, &#8220;Adet günlerimde oruç tutmak adağım olsun.&#8221; demesi gibi. Gece, oruç tutma zamanı olmadığı gibi, adet gören kadının oruç tutması da dinen makbul ve caiz değildir.</p>
<p>2- Adanan şeyin kurbet yani bir ibadet çeşidi olması gerekir. İbadet olmayan şeyi adamak muteber değildir. Meselâ: &#8220;içki içmek adağım olsun&#8221; veya &#8220;Falancıyı dövmek adağım olsun&#8221; gibi.</p>
<p>Peygamberimiz: &#8220;Allah&#8217;a isyan etmek için adak olmayacağı gibi, Ademoğlunun elinde olmayan bir şeye yapılan adak da adak olmaz.&#8221;Müslim,Nüzür ,3;Ebu Davut,Eyman Ve&#8217;n-Nüzür buyurmuşlar, Allah&#8217;a isyan konusunda adak adanamayacağını bildirmişlerdir.</p>
<p>3- Adanan şey farz veya vacip cinsinden bir ibadet olmalıdır. Namaz, oruç, hac, sadaka, itikâf, kurban gibi ibadetler adak olabilir. Ama sevap olan ve fakat bizzat maksut birer ibadet olmayan; hasta ziyareti, cenazeyi uğurlama, abdest alma, gusletme, mescide girme, mevlit okutma ve benzeri şeyleri adamak sahih değildir.</p>
<p>4- Adanan malın adama esnasında, adayanın mülkiyetinde bulunması veya adağın mülke yahut mülk sebebine izafe edilmiş olması. Buna göre sahip olunmayan bir malı sadaka olarak adamak muteber değildir.</p>
<p>5- Adanan şey adayana önceden farz veya vacip olmamalıdır. Vakit namazları, Ramazan ayı orucu, farz olan hac ve vacip olan kurban gibi bir ibadet adanacak olursa bu da geçersizdir. Çünkü adayan, adaktan önce bunlarla yükümlü-<br />
dür.</p>
<p>Türbelere mum yakmak, bez bağlamak, horoz kesmek, şeker ve helva dağıtmak gibi adak âdetlerinin de dinde yeri yoktur.</p>
<p><strong>Adak Çeşitleri</strong><br />
Adaklar genel olarak mutlak ve mukayyet olmak üzere iki kısma ayrılır.</p>
<p>a) Mutlak adaklar<br />
Her hangi bir şarta bağlı olmayan adaklardır; &#8220;Allah rızası için şu kadar gün oruç tutacağım&#8221; veya: &#8220;Allah rızası için kurban keseceğim&#8221; gibi.</p>
<p>b) Mukayyet Adaklar<br />
Her hangi bir şarta bağlanmış olan adaklardır. &#8220;Allah hastama şifa verirse, falan kimse gelirse&#8221; veya &#8220;çocuğum okulu bitirirse, bir kurban keseceğim&#8221; gibi.</p>
<p>Bu adak da iki kısma ayrılır: Birincisi, gerçekleşmesi istenen bir şarta bağlanan adak. Yukarıdaki örneklerde olduğu gibi. Adayan kimse şartın gerçekleşmesini ve Allah rızası için adadığı ibadeti yapmayı istemektedir.</p>
<p>İkincisi, gerçekleşmesi istenmeyen bir şarta bağlanan adak, &#8220;Falanla konuşursam, yalan söylersem on gün oruç tutayım&#8221; gibi. Bu tür adaktan maksat adak ve ibadet olmayıp bir işi yapıp yapmama konusunda kişinin kendisini kontrol etmesidir. Bu kısma giren adaklar bir nevi yemin sayılmaktadır,</p>
<p><strong>Adağın Hükmü</strong><br />
Adanan şey ismen belirtilmiş ise, adak ister mutlak, ister mukayyet olsun, yerine getirilmesi vaciptir.</p>
<p>Adayan kimse &#8220;adağım olsun&#8221; veya &#8220;eğer şu işi yaparsam adağım olsun&#8221; demiş ve neyi adadığını ismen belirtmemiş ise, niyet ettiği şeyin yerine getirilmesi vacip olur.<br />
Şayet adayanın herhangi bir niyeti yoksa (ki buna belirsiz adak denir) yemin keffareti ödemesi gerekir. Nitekim Peygamberimiz: &#8220;Adağın keffareti, yemin keffaretidir.&#8221;Müslim,Nüzür,5;Ebu Davut,Eyman Ve&#8217;n-Nüzür buyurmuşlardır.</p>
<p>Adak belirsiz olur ve adayan da oruca niyet eder fakat sayı belirtmezse üç gün oruç tutması gerekir.</p>
<p>Şayet “ Adağım olsun&#8221; der de yemek yedirmeye niyet eder fakat sayı belirtmezse on fakiri akşamlı-sabahlı doyurması icap eder.</p>
<p><strong>Adak Hükmü Ne Zaman Sabit Olur?</strong><br />
Adak, herhangi bir zamana veya şarta bağlanmamışsa yani mutlak adaksa adanır adanmaz borç olur ve hemen yerine getirilmesi müstehap olur.</p>
<p>Eğer adak mukayyet ise, yani her hangi bir şarta bağlanmış ise, Meselâ: &#8220;Eğer Allah hastama şifa verirse bir ay oruç tutmak adağım olsun&#8221; demiş ise, hastası iyi olunca bir ay oruç tutması vacip olur.</p>
<p>Şart gerçekleşmeden, örnekte olduğu gibi hasta iyi olmadan önce oruç tutarsa bu geçersizdir, nafile olur. Hasta iyi olduktan sonra iade edilmesi gerekir. Bu, adağın gerçekleşmesi istenen bir şarta bağlanması halinde böyledir.</p>
<p>Adak, gerçekleşmesi istenmeyen bir şarta bağlanmış ise; &#8220;yalan söylersem 15 gün oruç tutmak borcum olsun&#8221; gibi, şart gerçekleştiği takdirde, serbesttir; dilerse adanan şeyi yerine getirir, yani 15 gün oruç tutar, dilerse yemin keffareti verir.</p>
<p>Eğer adak her hangi bir yer ile kayıtlı ise, &#8220;Falan yerde iki rek&#8217;at namaz kılmak&#8221; veya &#8220;falan yerdeki fakirlere sadaka vermek adağım olsun&#8221; gibi. Bu adağın o yerde yerine getirilmesi gerekmez, her hangi bir yerde iki rek&#8217; at namaz kılmak veya her hangi bir yerdeki fakirlere sadaka vermekle adak yerine gelmiş olur.</p>
<p>Bunun gibi Mescid-i Haram&#8217;da iki rek&#8217;at namaz kılmayı adayan kimse bu namazı başka bir yerde kılmakla adak yerine gelmiş olur.</p>
<p>Eğer adak, yerine getirilmesi gelecek bir zamana bağlanmış ise &#8220;Recep ayında oruç tutmak adağım olsun&#8221; gibi. Bu adağın zamanı, adağın yapıldığı zamandır. Bu itibarla daha önce de yerine getirilebilir.</p>
<p>Eğer adağın vakti belirsiz olur ve adayanın da bir niyeti olmazsa, &#8220;Bir ay oruç tutmak adağım olsun&#8221; gibi. Alimlerin çoğunluğuna göre zamana bağlı olmayan mutlak adakta olduğu gibi bu adağı adayan kimse istediği zaman yerine getirebilir. Ancak yerine getirmeden ölürse günahkâr olur.</p>
<p>Eğer adak vakti belirli olursa, &#8220;Yarın oruç tutmak adağım olsun&#8221; gibi. Herhangi bir özür yoksa geciktirmeden adağın vaktinde yerine getirilmesi vacip olur.</p>
<p><strong>Adak kurbanı ikiye ayrılır:</strong></p>
<p><span style="text-decoration: underline;">1. Hiçbir şeye bağlı olmayarak yapılan adaklar:</span><br />
Bir kimse, &#8220;Allah rızası için bir kurban keseceğim&#8221; diye adak yaparsa kurban kesmek kendisine vacip olur ve bu adağını dilediği zaman yerine getirir.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;">2. Bir şeyin olmasına veya olmamasına bağlı olarak yapılan adaklar:</span><br />
Mesela: &#8220;Hastam iyileşirse Allah rızası için bir kurban keseceğim&#8221; diye adakta bulunan kimsenin hastası iyileştiği takdirde kurban kesmesi vacip olur. Dediği iş henüz gerçekleşmeden kurban kesmesi sahih değildir.</p>
<p>Adaklar, ancak kurban edilecek hayvanlardan olur; Tavuk, horoz gibi hayvanlardan adak kurbanı olmaz.</p>
<p>Adak kurbanının etinden adağı yapanın kendisi, eşi, babası, anası, dedeleri, nineleri, çocukları ve torunları yiyemeyeceği gibi nisab miktarı mal veya parası olup dinen zengin sayılanlar de yiyemezler. Adak kurbanının tamamının fakirlere dağıtılması gerekir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.istanbuladak.com/adak-kurbani-nedir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Akika Kurbanı Nedir?</title>
		<link>http://www.istanbuladak.com/akika-kurbani-nedir/</link>
		<comments>http://www.istanbuladak.com/akika-kurbani-nedir/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Aug 2011 22:17:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilgi Bankası]]></category>
		<category><![CDATA[Akika]]></category>
		<category><![CDATA[akikanın hikmetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Akikanın hükmü]]></category>
		<category><![CDATA[akikanın kesme zamanı]]></category>
		<category><![CDATA[Akikanın ölçüsü]]></category>
		<category><![CDATA[akikanın şartları]]></category>
		<category><![CDATA[sünnet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.istanbuladak.com/?p=39</guid>
		<description><![CDATA[Çocuğun doğumunun ilk günlerinde Allah´a bir şükran nişanesi olarak kesilen kurbana &#8220;Akîka kurbanı&#8221; denilir. Esasen akîka, Arapça´da yeni doğan çocuğun başındaki saçın adıdır. Akîka kurbanı kesildiği gün çocuğun başı da tıraş edildiği için kurban bu adı almıştır. Akîka kurbanı Hanefîler´e göre mubah (yani isteğe bağlı), diğer üç fıkıh mezhebine göre sünnet, Zâhirîler´e göre vâciptir. Hz. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-medium wp-image-43" title="istanbuladak.com" src="http://www.istanbuladak.com/wp-content/uploads/2011/08/KURBAN-lik-koyun-300x286.jpg" alt="" width="240" height="229" />Çocuğun doğumunun ilk günlerinde Allah´a bir şükran nişanesi olarak kesilen kurbana <strong>&#8220;Akîka kurbanı&#8221;</strong> denilir.</p>
<p>Esasen akîka, Arapça´da yeni doğan çocuğun başındaki saçın adıdır. Akîka kurbanı kesildiği gün çocuğun başı da tıraş edildiği için kurban bu adı almıştır.</p>
<p>Akîka kurbanı Hanefîler´e göre mubah (yani isteğe bağlı), diğer üç fıkıh mezhebine göre sünnet, Zâhirîler´e göre vâciptir. Hz. Peygamber torunları Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin için birer koçu akîka kurbanı olarak kesmiş ve ümmetine de yeni doğan kız ve erkek çocukları için akîka kurbanı kesmelerini tavsiye etmiştir.</p>
<p>Resûl-i Ekrem´in bu tür uygulama ve tavsiyeleri dinî bir gereklilik şeklinde değil de doğum, düğün gibi mutlu olayların yakın çevreye duyurulması, sevincin onlarla paylaşılması ve neticede sosyal yapının ve dayanışmanın sağlamlaştırılması yönünde tedbir ve örnekler (sünnet, nafile ibadet) olarak algılanması daha doğru olur.</p>
<p><span id="more-39"></span></p>
<p>Akîka kurbanı, çocuğun doğduğu günden bulûğ çağına kadar kesilebilirse de doğumun yedinci günü kesilmesi müstehaptır. Aynı günde çocuğa isim verilmesi ve saçının kesilerek ağırlığınca altın veya gümüşün tasadduk edilmesi de tavsiye edilmiştir.</p>
<p>Kurban olmaya elverişli her hayvan akîkaya da elverişlidir. Kesilen bu kurbanın etinden kurban sahibi ve aile fertleri, yakın dostları yiyebileceği gibi tasadduk da edilebilir.</p>
<p><strong><em>Akikanın ölçüsü Nedir?</em></strong></p>
<p>Peygamberimiz bir hadisi şerifinde akika için bir ölçü vermiş.O da şöyle:<br />
&#8220;Kimin bir çocuğu olur da onun namına kurban kesmek isterse kessin; oğlan çocuğu için iki koyun, kız çocuğu için de bir koyun kessin!&#8221;</p>
<p>Tabi bu hadis gücü yetenler için. Gücü yetmeyenler erkek evlada da 1 koyun kurban edebilecekleri gibi, dilerlerse hiç kesmeyebilirler.</p>
<p><strong><em>Akikâ´nın Hükmü</em></strong></p>
<p>Akika, müekked bir sünnet´tir. Akika´nın müstehab olmasının delili, Hz. Peygamber´in ve ashabının fiilleridir. Selman b. Amr, Hz. Peygamber´in şöyle buyurduğunu rivayet etmektedir:</p>
<p>Doğan erkek çocuk için akika vardır. Bu bakımdan onun için bir kurban kesin ve saçlarını traş edin.[2]</p>
<p>Hiçbir âlim akika kurbanının vacib olduğunu söylememiştir. Çünkü o, suç ve nezr olmaksızın kesilen bir kurbandır. Şu hadîs de akika´nın kurban gibi vacib olmadığına delâlet etmektedir:</p>
<p>Dünyaya bir çocuğu gelen kimse, onun için kurban kesmek isterse kessin.<br />
<strong><em><br />
</em></strong><strong><em>Akika Kurbanını Kesme Zamanı</em></strong></p>
<p>Çocuk, anne karnından çıktıktan sonra buluğ çağına gelinceye kadar akika kurbanı kesilebilir. Çocuk baliğ olduktan sonra, babasına akika kurbanı kesmek müstehab olmaktan çıkar. Bu durumda çocuğun kendi­sinin akika kurbanı kesmesi daha iyidir. Fakat çocuğun doğumunun bi­rinci gününde akika kurbanı kesmek sünnettir.</p>
<p>Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur:</p>
<p>&#8220;Her çocuk akikasma rehinlenmiştir. Yedinci gün çocuk namına (akika) kurbanı kesilir. Saçı kırpılır, adı konur.&#8221;</p>
<p><strong><em>Akika´nın Hikmetleri nelerdir?</em></strong></p>
<p>1. Çocuk dünyaya geldiğinde anne ve babası Allah´ın bu,ihsanından ötürü sevinirler. Bu nedenle Allah´ın ihsanına karşılık olarak O´na şükür ve hamdederler.</p>
<p>Eğer şükrederseniz sizin için ona razı olur.</p>
<p>(Zümer/7) -</p>
<p>Eğer şükrederseniz elbette size (nimetimi) artıracağım. (İbrahim/7)</p>
<p>Mal ve oğullar dünya hayatının zînetidir. (Kehf/46)</p>
<p>Kadınlardan, oğullardan yığın yığın biriktirilmiş altın ve gümüşler­den, salma ve güzel atlardan, hayvanlardan ve ekinlerden meydana gelen arzulara karşı aşın sevgi beslemek insanlara güzel gösteril­miştir. (Âlu İmran/14)</p>
<p>2. Çocuğun nesebinin ilan edilip yayılması ve hakkında çirkin şeyler söylenmemesine vesile olur.</p>
<p>3. Cimriliğe mâni olarak cömertliği artırmaya vesile olur.</p>
<p>Nefisler ise kıskançlıktan aynlmaz kılınmışlardır.</p>
<p>(Nisa/128)</p>
<p>Kim nefsinin hırsından ve cimriliğinden korunursa, işte kurtulanlar onlardır.</p>
<p>(Haşr/9) . ´ ´ ´</p>
<p>4. Ailesinin, akrabalarının, dostlarının ve fakirlerin gönlünü fethet­meye vesile olur.</p>
<p>Ayrıca onların bu yemek ve toplantıya gelmelerine, aralarında sevgi ve muhabbete vesile olur. Zaten İslâm da sevgi, muhabbet ve yardım­laşma dinidir.</p>
<p><strong><em>Erkek ve Kız Çocuğu İçin Kesilecek Akika Kurbanı</em></strong></p>
<p>Erkek çocuğu için de kız çocuğu için de birer koyun kesmek sün­nettir. Hz. Ali´den şöyle rivayet edilmiştir: ´Hz. Peygamber, Hasan İçin bir koyun kesti´.<br />
Fakat akika kurbanında efdal olan, erkek çocuk için iki, kız çocuğu için bir koyun kesmektir. Hz. Aişe´den şöyle rivayet edilmiştir: &#8220;Hz. Peygamber, erkek&#8221; çocuğu için iki koyun, kız çocuğu içinse bir koyun kesmemizi emretti.</p>
<p><strong><em>Kesilecek Akika´nın Sayısı, Çocukların Sayısına Bağlıdır</em></strong></p>
<p>İki veya üç çocuk için bir koyun kesmek Sünnet´e uymak için yeterli değildir. Sünnet olan, her çocuk için bir koyun kesmektir; yani bir çocuk için bir koyun, iki çocuk için iki koyun, üç çocuk için de üç. koyun kes­mek gerekir. İkiz olarak dünyaya gelen çocukların herbiri için de birer koyun kesmek gerekir.</p>
<p>İbn Abbas´tan şöyle rivayet edilmiştir: &#8220;Hz. Peygamber, Hasan ve Hüseyin için birer koçu akika kurbanı olarak kesti&#8221;<br />
<strong><em><br />
</em></strong><strong><em>Akika´nın Şartları</em></strong></p>
<p>Akika´nın yeterli olabilmesi için kurbanlarda şart olanlar -cins, yaş, eksiklik meydana getiren kusurlardan salim olması gibi- Akika´da da şart koşulmuştur. Çünkü akika ile kurban arasında her ikisinin de mendub olması bakımından benzerlik vardır.</p>
<p>Berâ b. Âzib´den rivayet edildiğine göre, Hz. Peygamber şöyle bu­yurmuştur:</p>
<p>*Şu dört hayvanı kurban etmek caiz değildir; körlüğü açık olan kör hayvanı, hastalığı açık olan hasta hayvanı, topallaması devam ettiği ´ sürece topal hayvanı ve iliği kalmayacak kadar kırılmış hayvanı.</p>
<p>Etin eksikliği ve hayvanın semiz olmaması hususunda etki yapan şeyler bu sayılanlara kıyas edilmiştir.</p>
<p><strong><em>Akika Kurbanı ile Diğer Kurbanlar Arasındaki Farklar</em></strong></p>
<p>Akika hakkındaki şartların kurbanlar hakkındaki şartlarla aynı oldu­ğunu söylediğimizde, bu sözden Akika´nın her bakımdan kurban´a ben­zediği şeklinde yanlış bir mânânın anlaşılma ihtimali vardır. Oysa Akika ile Kurban arasında birtakım farklılıklar vardır. Akika´nın kurbanlardan ayrıldığı hususları şöyle sıralayabiliriz:</p>
<p>1. Akika´nın, diğer velime yemekleri gibi pişmiş olarak sadaka veril­mesi sünnettir.</p>
<p>Akika, bu hususta diğer kurbanlardan ayrılır. Çocuğun ahlâkı güzel olsun diye akika´yı tatlı birşeyle pişirmek müstehabdır. En efdali, akika´nın etini ve suyunu fakirlere dağıtmaktır. Akikanın etini yemek ve dağıtmak da müstehabdır.</p>
<p>2. Akika´nın herhangibir kemiğini -mümkünse- kırmamak sünnettir.</p>
<p>Her kemik, mafsalından kesilmelidir. Bunun amacı, çocuğun da azalarının böyle sağlam kalmasıdır.</p>
<p>3. Çocuğun ebeliğini yapan kadına, akika kurbanının bir budunu çiğ olarak vermek müstehabdır. Çünkü Hz. Fatıma, Hz. Peygarnber´in emriyle böyle yapmıştır.</p>
<p>Çocuğa Yedinci Gün İsim Vermek, Saçlarını Keserek Saçları Ağırlığınca Altın veya Gümüş Vermek.<br />
Çocuğun doğumunun yedinci gününde isim vermek sünnettir. Ayrıca güzel bir isim vermek de sünnettir.</p>
<p>Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur:</p>
<p>*Sizler, kıyamet gününde kendi isimlerinizle ve babalarınızın isimle­riyle çağrılacaksınız. Öyle ise isimlerinizi güzelleştirin.<br />
*İsimleriniz içerisinde Allah´a en sevimli olanı Abdullah ve Abdur rahman´dır.</p>
<p>Erkek veya kız çocuğunun doğumunun yedinci gününde akika´sı ke­sildikten ve saçları kesilip tartıldıktan sonra, onların ağırlığınca altın veya gümüşü sadaka olarak vermek sünnettir. Hasan doğduğunda Hz. Peygamber, Hz. Fatıma´ya şöyle buyurmuştur:</p>
<p>*Hasan´(ın doğumu) için bir koyun kurban kes ve ey Fatıma, Hasan için saçını traş et ve ağırlığınca gümüş tasadduk et.</p>
<p>Hz. Ali diyor ki:<br />
&#8220;Bunun üzerine Fatıma, (kesilen) saçı tarttı. Saçın ağırlığı 1 dirhem veya 1 dirhemden biraz eksikti´.</p>
<p><strong><em>Çocuğun Kulağına Ezan Okumak</em></strong></p>
<p>Çocuğun kulağına giren ilk sesin, tevhid sesi olması için sağ kulağına ezan okumak sünnettir. Sol kulağına da kamet okunmalıdır. Ebu Râfi´den şöyle rivayet edilmiştir: &#8220;Ali´nin oğlu Hasan, Fatıma´dan doğduğu zaman Hz. Peygamber´in, onun kulağına namaz ezanı gibi ezan okuduğunu gördüm&#8221;.[14]<br />
<strong><em><br />
</em></strong><strong><em>Çocuğun Tahnik Edilmesi</em></strong></p>
<p>İsLer kız, ister erkek çocuğu olsun, bir hurma ile tahnik edilmesi sünnettir. Tahnik etmek, ezilmiş bir hurmayı çocuğun damaklarına ve ağzının diğer taraflarına sürerek ovmaktır. Eğer hurma yoksa, tatlı olan başka birşeyle tahnik etmek isteğe bağlıdır. Bunun delili, Enes b. Mâlik´ten rivayet edilen şu hadîstir:</p>
<p>Ben, Ebu Talha el-Ensarî´nin oğlu (üvey kardeşim) Abdullah doğduğu zaman onu Hz. Peygamber´in yanına götürdüm. Rasûluliah´ı bir aba içinde kendisine ait olan bir deveye katran sürer halde buldum. Bana ´Yanında hurma var mı ´ diye sordu. Ben de ´Evet´ diyerek kendisine birkaç tane hurma uzattım. Rasûlullah bu hurmaları kendi ağzına attı ve onları iyice çiğnedi. Sonra çocuğun ağzını açtı, ağzındaki ezilmiş hurmayı çocuğun ağzına bıraktı. Bunun üzerine çocuk, dili ile ağzındaki şeyi arayıp yalanmaya başladı. Rasûlullah da ´Hurma, Ensar´ın sevgilisidir´ dedi ve çocuğa Abdullah ismini verdi&#8221;.<br />
Ebu Musa da şöyle rivayet etmektedir:<br />
&#8220;Bir oğlum doğdu. Ben he­men onu alıp Hz. Peygamber´e götürdüm. Hz. Peygamber, oğluma İbrahim adını verdi ve hurmayı&#8221; çiğneyip onun damağına çaldı&#8221;.</p>
<p>Hz. Aişe´den de şöyle rivayet edilmiştir: &#8220;Rasûlullah´a küçük çocuklar getirilirdi ve o da onların damaklarını oyar, kendilerine bereket ve saadet duasında bulunurdu&#8221;.</p>
<p>Zikredilen hadîslere binaen âlimler, yeni doğan çocuğu salah ve takva sahiplerine götürüp dua ve tahnik ettirmenin müstehab olduğunu söylemişlerdir.<br />
<strong><em><br />
</em></strong><strong><em>Çocuğu Sünnet Ettirmek</em></strong></p>
<p>Sünnet ameliyesine ve bu ameliyenin yapıldığı yere hitan denir. Erkek çocuğun sünneti, tenasül uzvunun başını kapatan ve adına haşefe denilen deri kesilerek gerçekleştirilir.<br />
<strong><em><br />
</em></strong><strong><em>Sünnet Ettirmenin (=Hitan´ın) Hükmü</em></strong></p>
<p>İmam Şafii´ye göre erkek çocukları sünnet ettirmek vacibdir. Erkeklerin sünneti, tenasül uzvunun başını kapatan ve haşefe denilen deriyi kesmektir.<br />
<strong><em><br />
</em></strong><strong><em>7. Gün Sünnetleri</em></strong></p>
<p>Yazıda bahsi geçen, bebeğiniz için 7. Gün yapabileceğiniz sünnetleri maddeler halinde sıralayalım:</p>
<p>1- Akika Kurbanı kesmek<br />
2- Bebeğin kulağına ezan okumak<br />
3- Bebeğe isim vermek<br />
4- Bebeğe Abdullah veya Abdurrahman gibi Allah´ın sevdiği isimleri vermek.<br />
5- Saçını kestirmek<br />
6- Kesilen saçın gramı kadar altın veya gümüşü sadaka vermek.<br />
7- Bebek erkekse sünnet ettirmek<br />
8- Bebeğin damağını hurma veya tatlı bir şeyle hafifçe ovmak.<br />
9- Bebeği doğurtan kişiye mümkünse kesilen akikadan biraz çiğ olarak vermek.<br />
10. Bebek için, istikbali için, dinini ve dünyasını güzel yaşaması için dualar etmek.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.istanbuladak.com/akika-kurbani-nedir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kurbanla İlgili Genel Bilgiler</title>
		<link>http://www.istanbuladak.com/kurbanla-ilgili-genel-bilgiler/</link>
		<comments>http://www.istanbuladak.com/kurbanla-ilgili-genel-bilgiler/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Aug 2011 22:10:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilgi Bankası]]></category>
		<category><![CDATA[Akika Kurbanı]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuklara Kurban]]></category>
		<category><![CDATA[Kurban Namazı]]></category>
		<category><![CDATA[Kurban Olamayacak Hayvanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Kurban ve Ortaklık]]></category>
		<category><![CDATA[Kurbanda Vekâlet]]></category>
		<category><![CDATA[Kurbanın Cinsi]]></category>
		<category><![CDATA[Kurbanın Derisi]]></category>
		<category><![CDATA[Kurbanın Dinimizdeki Yeri]]></category>
		<category><![CDATA[Kurbanın Eti]]></category>
		<category><![CDATA[Kurbanın Kesiliş Şekli]]></category>
		<category><![CDATA[Nezir (Adak) Kurbanı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.istanbuladak.com/?p=27</guid>
		<description><![CDATA[Kurban ve Ortaklık Koyun ve keçide ortaklık olmaz. Bir koyun, bir kişi adına kurban edilir. Sığır manda ve devede ise 7 kişi ortak olup kurban kesebilirler. Kurbanın cüssesi küçük olabilir. Mühim olan, yaşının tam olmasıdır. Ama cüssesinin büyük olması faziletini artırır. Deve veya sığırda 1&#8242;den 7&#8242;ye kadar ortak olabilir, fakat, ortak adedi 7 yi geçemez. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><img class="alignleft size-medium wp-image-28" title="istanbuladak.com" src="http://www.istanbuladak.com/wp-content/uploads/2011/08/holstain-1-300x271.jpg" alt="" width="300" height="271" />Kurban ve Ortaklık</strong></p>
<p>Koyun ve keçide ortaklık olmaz. Bir koyun, bir kişi adına kurban edilir. Sığır manda ve devede ise 7 kişi ortak olup kurban kesebilirler. Kurbanın cüssesi küçük olabilir. Mühim olan, yaşının tam olmasıdır. Ama cüssesinin büyük olması faziletini artırır. Deve veya sığırda 1&#8242;den 7&#8242;ye kadar ortak olabilir, fakat, ortak adedi 7 yi geçemez. Bir kişi yalnız başına bir sığırı veya deveyi kurban edebilir. Ortakların hepsinin Müslüman olması şarttır. Müslüman olup olmadığı belli olmayan şüpheli veya batıl inançlı bir kimse ile ortaklaşa kurban kesilmez. Ortakların hepsi nafile bile olsa mutlaka kurban ve ibadet niyetiyle kesime ortak olmalıdır. Ortaklardan biri &#8220;ben kurbanımı kestim, ama et ihtiyacımı karşılamış olurum. Onun için şu sığıra ortak olayım da biraz et sahibi olayım&#8221; diye içinden geçirse, ortakların hepsinin kurbanı geçersiz olur. Ortaklar, kurbanın etini göz kararıyla paylaştıramazlar. mutlaka tartı ile eşit miktarda ve eşit kalitede paylaştırmaları lazımdır.<span id="more-27"></span></p>
<p><strong>Kurbanda Vekâlet</strong></p>
<p>En faziletlisi kişinin kendi kurbanını kendisinin kesmesidir. Gücü yetmiyorsa bir başkasına vekalet verip kestirebilir. Kesmek için vekil tayin ettiği kimseyi tanıması ve gerçekten Müslüman olduğunu bilmesi şarttır. İnancı bozuk veya gayri müslime kurban kestirilmez. 90 km veya daha fazla bir yere yolculuğa çıkan bir kimse seferidir. Bu kimse kurbanın faziletinden mahrum kalmamak için bir kişiye vekalet verir ve kurbanını kestirir. Yine bir kimsenin yaşadığı şehir veya memlekette kurban kesmesine mani olunuyorsa bu kimsede başka yerde birini vekil tayin edip kurbanını kestirebilir.</p>
<p><strong>Kurbanın Cinsi</strong></p>
<p>Kurban; koyun, keçi, sığır, manda veya deveden olur. Bu hayvanların içinde koyunun erkeğini, keçi, sığır ve devenin dişisini kesmek daha faziletlidir. Bu hayvanların dışında hiçbir hayvan kurban olmaz. Hadis-i şerif meali: &#8220;. kurbanın hayırlısı iki boynuzlu koçtur&#8221;. (ibni Mace c.2,s.1046)</p>
<p><strong>Kurbanın Derisi</strong></p>
<p>Kurbanın derisi de eti gibidir. İhtiyaç varsa evde kullanılır. İhtiyaç yoksa tasadduk edilir. Menfaat karşılığı veya kasap ücreti olarak verilemez, satılamaz. Çürümeye terk etmek, çöpe atmak vebali muciptir. Mamafih memleketimizde talipleri pek çoktur. Hangisine verelim diye sorulacak olursa; Allah için kesilen kurbanın derisi de Allah için verilmelidir. Dinimizin ilerlemesi, Müslümanların çoğalması için çalışan müesseselere veya oralarda barınan talebelere vermek en güzelidir. Onların da en takvâsına, en dürüstüne vermelidir.</p>
<p><strong>Kurbanın Dinimizdeki Yeri</strong></p>
<p>Kurban, vacip bir ibadettir. Hicretin ikinci yılında emredilmiştir. Müslüman&#8217;ı Allah&#8217;a yaklaştırır ve Allah&#8217;a bir nevi şükürdür. Pek çok kaza, bela ve hastalıklardan korunmaya vesiledir. Kurban, kurban bayramının birinci günü bayram namazı vaktinden üçüncü günü akşamına kadar kesilebilir. Gece kesmek tenzihen mekruhtur. Zaruret olabilirse kesebilir.</p>
<p><strong>Kurbanın Eti</strong></p>
<p>Kurban sahibinin hali vakti yerinde ise; kesilen kurbanın üçte birini fakirlere verir. Üçte birini akrabalarına ve dostlarına ikram eder, üçte birini de kendi çoluk çocuğu ile birlikte yer. Eğer orta halli bir olup, nüfusu kalabalık ise, hepsini evinde, ailesi ile birlikte yemeleri caizdir. Kurba­nın işe yaramayan yerlerini diğer hayvanata, etinden Müslüman olmayanlara vermekte bir mahzur yoktur. Tabii en faziletlisi kurbanın ta mamından Müslümanların faydalanmasıdır.</p>
<p><strong>Kurban Namazı</strong></p>
<p>Kurban kesildikten sonra iki rekat şükür namazı kılınır. Zamm-ı sûre olarak birinci rekatta &#8220;Kevser Sûresi (İnna Atayna..)&#8221;, ikinci rekatta &#8220;İhlas Sûresi (Kul huvallahu ehad)&#8221; sûreleri okunur. Namazdan sonra, bütün ümmet-i Muhammedin kurbanlarının kabul olunması ve günahlarının affolunması için dua yapılır.</p>
<p><strong>Kurbanın Kesiliş Şekli</strong></p>
<p>Kurban yukarda izah edildiği şekilde bağlandıktan, üç defa da teşrik tekbiri getirildikten sonra &#8220;Bismillah Allahü Ekber&#8221; diyerek kesilir. En faziletlisi kişinin kendi kurbanını kendi kesmesidir. Hibe olmazsa kişinin kurbanını başkasına bağlatıp bıçağı kendi sürtmesi güzeldir. Tabii başkasına kestirmek de caizdir. Kurbanlık hayvanın boğazında kesilecek 4 mühim damar vardır. Bunlar, boynun iki yanında iki kan damarı ve boynun tam ortasından geçen yemek ve nefes borularıdır. Keskin bir bıçakla ilk elde bu kan damarları ile borular derhal kesilir ve beklenir. Bıçak, boyun kemiğinin içindeki murdar iliği de kesecek kadar aşağı indirilmez. Bir müddet beklenir. Kan iyice boşaldıktan ve hayvanın hareketi kesildikten sonra boyun kemiği içindeki ilik kesilir. Kurbanın kafasını geriye kanırtarak hayvana eziyet vermek yanlıştır. En uygunu kanırtmadan kesmektir. Dinimizde akan kan necistir. Akan kan yenmez. Kurban kanı da olsa kurban kesirken üzerimize sıçrayan kanlı elbise ile namaz kılınmaz. Kesilen hayvanın damarlarında, etlerinde, ciğer ve dalağında (çıkmamış olup da) kalan kanlar ise, necis değildir; namaza zarar vermez. Suya düşse suyu ifsat etmez.</p>
<p><strong>Kurbanın Yere Yatırılışı</strong></p>
<p>Baş tarafı solumuza gelecek şekilde koç öne alınır. Kıbleye karşı durulur. Bir elle hayvanın sol ön ayağı, bir elle de sol arka ayağı tutulur. Tutulan ayakları yerden keserken, hayvan hemen şiddetle yere düşmesin diye gövdesi dizlere bindirilerek hafifçe yere indirilir. Hayvan yere mutlaka eziyetsiz yatırılmalıdır. Sol arka ayak iki ön ayağın arasına konur. Arka ayağın tırnağı, ön ayakların dirseklerine kadar getirilir. Ve sonra canı acıtılmayacak şekilde bağlanır. Sol arka ayak serbest bırakılır. Kesildiği yerde biraz önce başka bir hayvan kesildi ise hayvanın gözlerini bağlamak güzel olur.</p>
<p><strong>Kurban Olamayacak Hayvanlar</strong></p>
<p>Bir veya iki gözü kör, dişlerinin çoğu düşmüş, kulakları kesilmiş, doğuştan kulaksız veya kuyruksuz, kulağının veya kuyruğunun yarısından fazlası kesilmiş, memelerinin başları kesilmiş, kesileceği yere kadar yürüyemeyecek kadar kötürüm veya topal, hasta hayvanlardan kurban olmaz.</p>
<p><strong>Akika Kurbanı</strong></p>
<p>Yeni dogan cocuk icin kesilen, bir sukur kurbanidir. Erkek cocuklar icin iki, kiz cocuklar icin bir kuran kesilir. cocugun dogumunun yedinci gununde hem kurban kesilir hem de cocugun saclari kesilip tartilir, agirliginca altin (veya o kiymette para) tasadduk edilir. Bu kurban ve tasadduk, cocugun sihhatli, kaza ve belalardan uzak olarak buyumesine vesiledir. Yedinci gun gecirilmisse; istenilen herhangi bir zamanda kesilebilir. Peygamber efendimiz: &#8220;Her cocuk, akika kurbani karsiligi rehin olmustur. (Dogumunun) 7. gunu ondan bedel olarak kurban kesilir, saci tiras edilir ve ismi konulur.&#8221; Buyurmuslardir. (İbni Mâce c.2, s.1057) &#8220;Peygamber efendimiz, Hasan ve Huseyin (R.A.)\&#8217;nin dunyaya gelmelerinden dolayi birer koc akika (kurbani) kesmis idi.&#8221; (Ebu Davut, c.3, s.107)</p>
<p><strong>Nezir (Adak) Kurbanı</strong></p>
<p>Bir kimsenin, meşru bir iş için &#8220;Şu işim olursa, Allah için bir kurban keseceğim (veya sadaka vereceğim veya namaz kılacağım) diye niyet etmesidir. Böyle niyet eden kimsenin şartı yerine geldiğinde nezrini yerine getirmesi vacip olur. Nezredilen kurban ise, kurban edilecek hayvanlar cinsinden olması lazımdır. Horoz veya hindi gibi hayvanlardan kurban olmaz.</p>
<p><strong>Çocuklara Kurban</strong></p>
<p>Bir ailede, kendine ait malı olan, zengin, fakat henüz ergenlik çağına girmemiş küçük çocuklar varsa bu çocukların kurban kesmeleri vacip değildir. Bu İmam Muhammed Hazretlerinin fetvasına göredir. İmam-ı Azam ile İmam Ebu Yusuf&#8217;un fetvasına göre ise, çocuk da olsa kendi malı olan zengin çocuğun kurban kesmesi veya kestirmesi vaciptir. Bir babanın, çocukları içinde kurban kesmesi menduptur. Çok büyük sevap ve faydaları vardır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.istanbuladak.com/kurbanla-ilgili-genel-bilgiler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kurbanla İlgili Hadis-i Şerifler</title>
		<link>http://www.istanbuladak.com/kurbanla-ilgili-hadis-i-serifler/</link>
		<comments>http://www.istanbuladak.com/kurbanla-ilgili-hadis-i-serifler/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Aug 2011 22:00:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilgi Bankası]]></category>
		<category><![CDATA[kurbanla ilgili hadisler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.istanbuladak.com/?p=23</guid>
		<description><![CDATA[Kurbanla Alakalı Hadisi Şerifler Ebu Said (R.A.)&#8217;dan: Allah Resulü (S.A.V) buyurdu: &#8220;Ey Fatıma kurbanın için kalk ve yanında bulun. Zira kanının her damlasına karşılık senin geçmiş günahların bağışlanacaktır.&#8221;dedi ki: &#8220;Bu sadece biz ehli beyte mi mahsustur, yoksa bütün Müslümanlar da buna dahil midir?&#8221; &#8220;Bilakis bize de, bütün Müslümanlara da şamildir.&#8221; buyurdu. Taberani Mu&#8217;cemu&#8217;l-Kebir ve&#8217;l Evsat&#8217;ında, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-24" title="istanbuladak.com" src="http://www.istanbuladak.com/wp-content/uploads/2011/08/güzel-bir-koc.jpg" alt="" width="300" height="210" />Kurbanla Alakalı Hadisi Şerifler</p>
<p>Ebu Said (R.A.)&#8217;dan:<br />
Allah Resulü (S.A.V) buyurdu: &#8220;Ey Fatıma kurbanın için kalk ve yanında bulun. Zira kanının her damlasına karşılık senin geçmiş günahların bağışlanacaktır.&#8221;dedi ki:</p>
<p>&#8220;Bu sadece biz ehli beyte mi mahsustur, yoksa bütün Müslümanlar da buna dahil midir?&#8221;<br />
&#8220;Bilakis bize de, bütün Müslümanlara da şamildir.&#8221; buyurdu.</p>
<p>Taberani Mu&#8217;cemu&#8217;l-Kebir ve&#8217;l Evsat&#8217;ında, İmran bin Husayn&#8217;dan şu ilave ile nakletmiştir:<br />
&#8220;Şöyle söyle: şüphesiz namazım, kurbanım, ölümüm, dirliğim Allah içindir.&#8221;</p>
<p>İbn Abbas (R.A.)&#8217;dan: Allah Resulü (S.A.V) buyurdu; &#8220;Kurban bayramı günü, sıla-i rahim hariç Ademoğlu, kurban kanı akıtmaktan daha üstün bir amelde bulunamaz.&#8221;<span id="more-23"></span></p>
<p>Mihnef bin Süleym(R.A.)&#8217;dan: Allah Resulü (S.A.V) buyurdu; &#8220;Her yıl, her hane halkına bir kurban birde Atîre kesmek gerekir. Atîre nedir bilir misiniz? Atîre, recebiye dediğiniz (receb ayında kesilen) kurbandır&#8221;.</p>
<p>İbn Ömer (R.A.)&#8217;dan:<br />
Bir adam ona: &#8220;Kurban kesmek vacip midir?&#8221; diye sordu. Şu cevabı verdi:<br />
&#8220;Allah Resulü (S.A.V.) ve Müslümanlar kurban kesmişlerdir.&#8221;<br />
Adam soruyu tekrarladı. Bunun üzerine cevaben: &#8220;Anlamıyor musun? Allah resulü ve Müslümanların kurban kestiklerini söylüyorum&#8221; dedi.</p>
<p>İbn Ömer (R.A.)&#8217;dan: &#8220;Peygamber (S.A.V.), Medine&#8217;de on sene ikamet etti, bu müddet zarfında kurban kesti.&#8221;</p>
<p>Ebu Hureyre (R.A.)&#8217;dan: Allah Resulü (S.A.V) buyurdu; &#8220;Kimin imkanı olupta kurban kesmezse, namazgahlarımıza asla yanaşmasın!&#8221;</p>
<p>İbn Amr bin el-As (R.A.)&#8217;dan:</p>
<p>&#8220;Kurban gününü bayram yapmakla emrolundum. Allah, onu bu ümmet için bayram kılmıştır.&#8221;</p>
<p>Bir adam ona dedi ki: &#8220;Sütünden istifade ettikten sonra geriye verecek olduğum dişi bir hayvandan başka bir şey bulmazsam onu kurban edeyim mi?&#8221;</p>
<p>&#8220;Hayır, kendi saçlarından biraz al, tırnaklarını kes, bıyıklarını kırp, etek traşı ol, Allah katında bunlar (kesecek olduğun) kurbanın yerine geçer.&#8221;</p>
<p>Nafi (R.A.)&#8217;dan: &#8220;İbn Ömer, anne karnındaki çocuk namına kurban kesmezdi.&#8221;</p>
<p>İbn Abbas (R.A.)&#8217;dan: &#8220;Allah Resulü (S.A.V) ile seferde idik. Kurban gelip çattı, sığırda yedi kişi ortaklaşıp kestik. devede ise on kişi ortaklaşıp kestik.&#8221;</p>
<p>Ebu Ümame (R.A.)&#8217;dan: Allah Resulü (S.A.V) buyurdu; &#8220;En hayırlı kurban koçtur; en hayırlı kefen hulledir.&#8221;</p>
<p>Cabir (R.A.)&#8217;dan: &#8220;Allah Resulü (S.A.V), hacda hanımları namına bir sığır kesti.&#8221;</p>
<p>Diğer bir rivayette: &#8220;Kurban bayramı günü Aişe için bir sığır kurban etti.&#8221;</p>
<p>Haneş (R.A.)&#8217;dan: &#8220;Ali&#8217;nin iki koç kurban ettiğini gördüm. Ve şöyle dedi:</p>
<p>&#8220;Birini kendi namına, diğerini de Allah Resulü (S.A.V) namına &#8220;.Dedim ki:</p>
<p>&#8220;Neden?&#8221; Şu cevabı verdi: &#8220;Bunu bana Peygamber (S.A.V.) emretti&#8221;. Yahut şöyle dedi:</p>
<p>&#8220;Kurban bayramına yakın, Medine&#8217;ye iki yaşına girmiş koyunlar getirdim. Pek içime sinmemiş olacak ki Ebu Hureyre&#8217;ye sordum; şöyle dedi: &#8220;Allah Resulü (S.A.V)&#8217;in şöyle buyurduğunu duydum: &#8216;Kurban olarak iki yaşındaki koyunlar ne güzeldir!&#8217; Bunun üzerine hemen insanlar gelip o koyunları kapıştılar.&#8221;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.istanbuladak.com/kurbanla-ilgili-hadis-i-serifler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kurbanla İlgili Kıssalar</title>
		<link>http://www.istanbuladak.com/kurbanla-ilgili-kissalar/</link>
		<comments>http://www.istanbuladak.com/kurbanla-ilgili-kissalar/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Aug 2011 21:57:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilgi Bankası]]></category>
		<category><![CDATA[kurbanla ilgili kıssalar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.istanbuladak.com/?p=20</guid>
		<description><![CDATA[KISSA 1 Haz. Havva validemiz bir batında bir kız bir erkek olmak üzere dünyaya getirmiş ALLAH(cc) doğan çoçukların evlenmelerini haram etmiş, insanlığın çoğalması için bir önceki doğanın ikiziile bir sonraki doğanın ikizinin evlenmesini helal kılmıştır. Hazreti Adem (A.S)’in büyük oğulları Kabil ile Habil, insanın temel ihtiyaçları olan ziraat ve hayvancılıkla meşgul oluyorlardı. Kabil, toprağı ekip [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><img class="alignleft size-medium wp-image-32" title="istanbuladak.com" src="http://www.istanbuladak.com/wp-content/uploads/2011/08/koyunlar-ve-yesillik-mera-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" />KISSA 1 </strong></p>
<p>Haz. Havva validemiz bir batında bir kız bir erkek olmak üzere dünyaya getirmiş ALLAH(cc) doğan çoçukların evlenmelerini haram etmiş, insanlığın çoğalması için bir önceki doğanın ikiziile bir sonraki doğanın ikizinin evlenmesini helal kılmıştır.</p>
<p>Hazreti Adem (A.S)’in büyük oğulları Kabil ile Habil, insanın temel ihtiyaçları olan ziraat ve hayvancılıkla meşgul oluyorlardı. Kabil, toprağı ekip biçiyor, Habil de Koyun güdüyordu.</p>
<p>Allah’ımızın (C.C.) emri mucibince; Kabil’in ikiz kız kardeşinin Habil’le, Habil’in ikiz kız kardeşinin de Kabil ile nikahlanması ve evlenmesi icap ediyordu.<span id="more-20"></span></p>
<p>Kabil; kendisi ile doğan kız kardeşi ile evlenmek istedi. Fakat bu ilahi emre aykırı bir arzuydu, kabul edilemezdi.</p>
<p>Hz. Adem (A.S) kimin haklı olduğunun ortaya çıkması için yada Allah&#8217;ın (cc) buna razı olup olmadığını anlamaları içinikisininde ALLAHA birer kurban sunmalarını istemiş, kimin kurbanı kabul edilirse haklı ve doğru olan o demişti.</p>
<p>Çobanlık yapan ve takva sahibi bir genç olan Habil, çok güzel bir koç getirdi. Çiftçilik yapan ve katı tabiatli olan Kabil ise bir deste biçilmiş buğday getirdi. Koç sema ya kaldırıldı, Buğday yerinde kaldı. Bununla Habil’in kurbanının kabul olduğu, Kabil’inkinin reddedildiği anlaşıldı.</p>
<p>Habil yeryüzünde malını Allah yolunda samimiyetle feda ederek ilk defa kurbanı kabul olan kişi olmuş oldu.</p>
<p><strong><br />
KISSA 2 </strong></p>
<p>Hz. İbrahim(A.S) dünyalık olarak çokm büyükbaş ve küçükbaş hayvana sahipmiş, sahip olduğu dünyalıkları Allah yolunda sarfetmeyi çok severmiş, gelen misafirlerini yedirmeden göndermezmiş, Allah (cc) buna karşılık mallarını hep daha fazla arttırmış(Günümüzdeki Halil İbrahim Bereketi oradan gelmektedir.)</p>
<p>İbrahim Aleyhisselam, doksan; zevcesi Hz.Sara validemiz ise yetmiş yaşına yaklaştıkları halde henüz evlat sahibi olamamışlardı. Bunca mal, mülk, maddi ve manevi imkanların yanında, ailedeki evlat boşluğu kendisini hissettiriyordu.</p>
<p>İbrahim (A.S) çocuğu olmadığı zamanlarda; Birgün Cebrail (A.S) ın yanına gelerek Allhaın yolunda infakından ve misafir perverliğinden dolayı kendisini överek Hz. İbrahimde Cebrail (A.S)&#8217; a; &#8220;Allah bu yaşıma rağmen bana bir oğul verirse bu dünyadaki en değerli şeyim olur. İşte ben o değerli şeyim olan oğlumu bile Alllah yolunda hibe eder, kurban ederim&#8221; buyuruştur.</p>
<p>Hazreti Sara çocuksuzluğa kendisinin sebep olabileceğini düşünerek teşebbüse geçti Mısır’dan getirdiği cariyesi Hacer’i İbrahim (A.S)’a ikinci zevce olarak gönül rızası ile verdi. Hacer validemiz dokuz ay sonra nur topu gibi bir oğlan çocuğu dünyaya getirdi. İbrahim (A.S) bu ilk çocuğuna, İbranice “Allah’a itaatli “manasına gelen “ İsmail ” ismini verdi.</p>
<p>Hazreti İsmail, artık babasının yanında koşma ve çalışma çağına ermiş, Sekiz &#8211; on yaşına gelmişti. İbrahim (A.S) bir gece rüyasında &#8220;Ey İbrahim adağını yerine getir&#8221; diye kendisine nida edildiğini görür. Zilhicce ayının sekizinci, dokuzuncu ve onuncu, yani Terviye, Arife, Nahir geceleri, aynı rüyayı üç defa üst üste görerek, bu ilahi vahye muhatab olur. Zira peygamberlere rüyalarında da vahyolunurdu. Hazreti İbrahim, böyle görmüş, böyle tabir etmişti. Binaen aleyh bu şekilde aldığı vahiy, ifası vacip olan ilahi bir emir idi. Kimseye bundan söz edemedi.</p>
<p>İbrahim (A.S) bu ilahi emir üzerine, oğlu Hazreti İsmail’i, annesi Hz. Hacer’e güzelce hazırlatıp giydirdikten sonra yanına aldı. Ona, bu hazırlığı beraberce bir dosta gidecekleri için yaptıklarını söyledi. Belki çiftlikte bir koç kurban etme ihtimali olduğunu söyleyerek, ip ve bir de keskin bıçak aldı. Sonra vedalaşarak ayrıldılar. Arafat Dağı’nda, Mina Tepelerinden birine çıktılar. Hazreti İbrahim, burada ilahi emri zorla yerine getirmeye kalkışmayıp, evvela icra şeklini müşavere etmek üzere oğlunun reyini almak istedi. İlk önce, O’na Allah’ın emrine itaat gösterenin büyük sevap kazanacağını hatırlattı. Kendisinin de böyle davranmasını öğütleyerek şu soruyu sordu:</p>
<p>&#8220;(Oğlu) yanında koşma çağına gelince &#8220;yavrum, benseni rüyamda boğazladığımı görüyorum. Artık bak ne düşünüyorsun? dedi(Çocukta), Babacığım emrediyorsa yap&#8221; Beni inşallahsabredenlerden bulacaksın dedi. Saffat Suresi 102</p>
<p>Bu tebliği yapan bir baba; şu anda ne büyük bir dini mesuliyet, İlahi muhabbet ve beşeri şefkat hissi içerisinde bulunuyor ve ne büyük imtihanla karşı karşıya kalıyordu. İşte bunun böyle bir ilahi emir olduğunu idrak eden ve Allah’ü Teala’nın sabredenlerle beraber olduğunu bilen, o halim oğul Hazreti İsmail(A.S): Babasına, babacığım senden bir isteğim var, benim ellerimi ve ayaklarımı bağla olurki can havli ilesana güçlük çıkarabilirim. Babacığım, birde gözlerimi bağla yüzü koyun yatır, olurki gözlerime bakıncaşevkat duygunöne çıkarda bu işten vazgecebilirsin&#8221; der.</p>
<p>“- Ey babacığım! Ne ile emir olunuyorsan onu yap, İnşallah beni sabredenlerden bulacaksın!” cevabını verdi.</p>
<p>Bir tarafta ilahi emir bir tarafta babalık şefkati ile biricik yavrunun kurban edilmesi.</p>
<p>Böylece ikisi de, Allah’ü Teala’nın emrine teslim oldular. Konuşa konuşa, karşılıklı rıza ile yüce emrin icabına hazırlandılar. Bu sırada şeytanın bu işten vazgeçirme, çabalarına aldırış etmediler. Önce hazreti Hacer, sonra oğlu ve babası, Şeytanın vesveselerine karşı, Allah’ü Teala’nın emrine razı ve teslim olduklarını söyleyerek, onu her defasında reddettiler ve taşladılar(Şeutan taşlama ları oradan lakmıştır.)</p>
<p>Nihayet konuşma, vasıyyet ve vedalaşmadan sonra Hazreti İbrahim oğlunu sağ yanının üzerine yatırdı. Hazreti İsmail, babasının bağladığı el ve ayaklarını, kendilerini ibretle seyreden Meleklerden haya ederek çözdürdü. Fakat babasının şefkatini düşünerek, yüzünü örttürdü. Hazreti İbrahim sevgili oğlunun boğazına bıçağı dayadı. Ancak gayretine rağmen bıçak kesmiyordu. Keskin bıçak kesmez olmuştu… Heyecan içinde, aynı bıçağı taşa vurunca, taş ikiye ayrıldı… Taşı kesen bıçak, oğlunu kesmemişti. Bir daha denedi, yine olmadı…</p>
<p>Bu acaip hal içinde, elindeki bıçağa niçin kesmediğini sormaktan kendini alamadı.</p>
<p>Bıçak ise :<br />
“- Ey Allah’ın Halil’i! ateşe sen’i yakmamasını emreden Allah’ü Teala bana da oğlun Hazreti İsmail’i kesmememi emretti!” diye dile geldi. O anda ilahi hitap yetişti ve:</p>
<p>“- Ey İbrahim! Rüyanı gerçekten tasdik ettin, yerine getirdin gördüğün gibi inandın, azim ve sadakatle ifa ettin. İşte biz, Muhsinleri, ihsan sahiplerini böyle mukafatlandırırız! ” buyurdu. Bu ilahi hitaptan sonra, Cebrail Aleyhisselam güzel bir koçla göründü.</p>
<p>Ortalığı tariflere sığmaz bir bayram sevinci kapladı. Böyle bir imtihanda muvaffak olma bahtiyarlığına ve muhsinlerden oldukları beyan buyrulan baba ve oğul, böylece en aziz hitab ile mukafatlandılar ve ayrıca kurban ihsanına da nail oldular. Bir rivayete göre, bu güzel koç şehit Habil’in cennete kaldırılan kurbanıdır… Beyaz renkli, iri gözlü ve güzel boynuzluydu.</p>
<p>Cebrail Aleyhisselam’ın, tekbirle getirdiği büyük koçu sevinç içindeki baba &#8211; oğul da tekbir getirerek kurban ettiler. Kendilerini, bu nimete kavuşturan Allah’ü Teala’ya hamdedib şükür secdesine kapandılar. İşte Zilhicce’nin onuncu günü cereyan eden, bu ibretli hadise ile başlayan kurban vazifesi, her mümin tarafından,(bu büyük hikmet ve miras üzere) ifa edile gelmektedir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>KISSA 3 </strong></p>
<p>Peygamberimizin dedesi Abdülmuttalib bir rü’yâ görmüştü. Rü’yâsında:<br />
- Kalk! Zemzem kuyusunu kaz! diye emredildi. Gündüz, oğlu Hâris ile beraber, Kâ’benin yakınında kendisine işâret edilen yeri kazmaya başladılar.<br />
Önceleri bu işle pek ilgilenmiyen Kureyşliler, Zemzem kuyusunun açıldığını görünce, hak talep ettiler ve dediler ki:<br />
- Bu bizim dedelerimizin kuyusudur. Burada bizim de hakkımız var. Eğer bizim teklîfimizi kabûl etmezsen, sen bizimle başa çıkamazsın! Çünkü senin bir tek oğlun var; biz daha kalabalığız ve senden güçlüyüz.<br />
Abdülmuttalip, tamâmen kendi hakkı olan bu kuyuya, başkalarının da ortak olmak istemelerine üzüldü. Ama gerçekten de onlarla mücâdele edecek, hakkını savunacak durumda değildi. Bu duruma çok üzülüp içi burkulunca, Cenâb-ı Hakk’a şöyle yalvardı:<br />
- Yâ Rabbî! Bana on çocuk ihsân eyle! Eğer bu duâmı kabûl edersen, içlerinden birini Ka’bede Sana kurbân edeceğim.<br />
Allahü teâlâ, onun bu duâsını kabûl etti ve on oğlu oldu. Bu on oğlundan birinin adı Abdullah’tı. Oğullarından en çok bu Abdullah’ı seviyordu. Onda diğerlerine göre çok farklılık vardı.<br />
Zemzem kuyusunu bulduktan ve zaman içerisinde on oğlu olduktan sonra Abdülmuttalib’in şânı ve şöhreti iyice artmıştı.<br />
Bir gece Abdülmuttalib’e rü’yâsında şöyle bir îkâz yapıldı:<br />
- Ey Abdülmuttalib, adağını yerine getir!<br />
Abdülmuttalib seneler önceki adağını unutmuştu. “Adağını yerine getir” diye îkâz edilince, sabahleyin hemen bir koç kesti. Ertesi gece yine îkâz edildi:<br />
- Ondan daha büyük kurbân kes!<br />
Bu defa da bir sığır kurbân etti. Yine îkâz edildi:<br />
- Daha büyüğünü kes!<br />
Bu defa da bir deve kurbân etti. Fakat îkâz yine devâm ediyordu. Bunun üzerine rü’yâda sordu:<br />
- Bundan daha büyüğü ne olabilir, ne kesmeliyim?<br />
O zaman kendisine şöyle cevap verildi:<br />
- Hâtırlarsan, seneler önce oğullarından birini kurbân etmeyi adamıştın. Bu adağını yerine getir!<br />
Adağını hâtırlayan Abdülmuttalib, ertesi gün çocuklarını topladı. Kendilerine durumu anlattı. Hiçbiri i’tirâz etmedi.<br />
- Memnûniyetle; hangimizi istersen kurbân edebilirsin dediler.<br />
Abdülmuttalib, kurbân edeceği oğlunu kur’a ile tesbît etmek istedi. Ama kur’a, en çok sevdiği oğlu Abdullah’a isâbet etti. Fakat söz vermişti; adağını yerine getirmeliydi. Keskin bir bıçak ile berâber oğlu Abdullah’ı alıp Kâ’be-i şerîf’in yanına geldi.<br />
Bu hâdiseyi duyan Kureyşliler, hemen onun yanına koşup dediler ki:<br />
- Biz, bu işe aslâ râzî değiliz. Eğer sen bu işi yaparsan, bu, âdet hâline gelir. Herkes, oğlunu kurbân etmek zorunda kalır. Buna başka bir çâre bulalım.<br />
Sonra şöyle bir çâre bulundu: Develer ve oğulları arasında kur’a çekilecekti. O zaman Kureyş’te insan diyeti on deve idi. Oğullarına isâbet ettiği müddetçe her defasında on deve ilâve edilerek, kur’a, develere çıkıncaya kadar buna devâm edilecekti.<br />
Kur’aya başlandı. Fakat çekilen her kur’a, Abdullah’a isâbet ediyordu. Her defasında on ilâve edilerek devâm ediliyordu. Onuncu kur’ada deve sayısı yüz olunca, kur’a develere çıktı.<br />
Abdülmuttalib, hemen yüz deveyi kurbân etti; oğullarından hiç birine, bu etlerden hiçbir şey vermeden tamâmını fakîrlere dağıttı.<br />
İsmâîl aleyhisselâmın, kurbân edilmekten kurtulma hâdisesinden sonra, ikinci evlâd kurbân edilmeme hâdisesi de bu olmuş oldu.<br />
İşte, Peygamber Efendimizin soyu, İsmâîl aleyhisselâma dayandığı için, “Ben, iki kurbânlığın oğluyum” buyururdu.<br />
Bilindiği üzere kurbân ibâdeti, dünyâya gönderilen ilk insan ve aynı zamanda ilk Peygamber olan Hz. Âdem’den beri bilinen ve yapılagelen bir ibâdettir. Tabîî ki İslâmiyette insan kurbân etmek yoktur; şiddetli harâmdır.<br />
Hac sûresinin 36-37. âyetlerinde umûmî olarak kurbân ibâdeti; Mâide sûresinin 27. âyetinde, Âdem aleyhisselâmın 2 oğlunun kestikleri kurbân, yine aynı sûrenin 103. âyetinde adak kurbânı; Sâffât suresinin 102-107. âyetlerinde Hz. İbrâhîm aleyhisselâm’ın kestiği kurbân; Bakara 196; Mâide 2, 95, 97 ve Fetih 25’te ise [Temettu’ ve Kırân haclarından birini yapanların] hacda kestikleri kurbânlar zikrolunmuştur.<br />
Kevser sûresinde ise, Peygamber Efendimize farz olan, fakat (Hanefî mezhebine göre) ümmetinden zengin olanlara vâcip kılınan, (Mâlikî, Şâfiî ve Hanbelî mezheplerine göre ise sünnet-i müekkede olan) kurbân beyân buyurulmaktadır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.istanbuladak.com/kurbanla-ilgili-kissalar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Besmele ile Kurban Kesmenin Esrarı</title>
		<link>http://www.istanbuladak.com/besmele-ile-kurban-kesmenin-esrari/</link>
		<comments>http://www.istanbuladak.com/besmele-ile-kurban-kesmenin-esrari/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Aug 2011 21:50:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilgi Bankası]]></category>
		<category><![CDATA[kurban ve besmele]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.istanbuladak.com/?p=16</guid>
		<description><![CDATA[&#8216;İslam&#8217;a göre hayvanı besmele ile kesmek neden şarttır&#8217; sorusundan hareket eden bilimadamları, besmeleli ve besmelesiz kesilen etleri inceledi. İşte sonuç: Yazar Osman Özsoy köşesinde kaleme aldığı Kurban ve Besmele konusunda çarpıcı tespitlerde bulundu: &#8220;Besmeleli etlerde her hangi bir mikroba rastlanmıyor, Besmelesiz etlerin teşhisinde ise, sürekli çoğalan, büyük ölçüde zararlı mikrop ve bakteriler tespit ediliyor&#8221; İşte [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-medium wp-image-17" title="istanbuladak.com" src="http://www.istanbuladak.com/wp-content/uploads/2011/08/koc-COCUK-lu-300x199.jpg" alt="" width="300" height="199" />&#8216;İslam&#8217;a göre hayvanı besmele ile kesmek neden şarttır&#8217; sorusundan hareket eden bilimadamları, besmeleli ve besmelesiz kesilen etleri inceledi.</p>
<p><strong>İşte sonuç:</strong><br />
Yazar Osman Özsoy köşesinde kaleme aldığı Kurban ve Besmele konusunda çarpıcı tespitlerde bulundu:</p>
<p>&#8220;Besmeleli etlerde her hangi bir mikroba rastlanmıyor, Besmelesiz etlerin teşhisinde ise, sürekli çoğalan, büyük ölçüde zararlı mikrop ve bakteriler tespit ediliyor&#8221; İşte osman Özsoy&#8217;un konu ile ilgili çarpıcı yazısı:<span id="more-16"></span></p>
<p><strong>Kurban ve Besmele</strong><br />
Kurban kesimi konusunda okuduğum ilginç bir araştırmanın sonuçlarını sizlerle paylaşmak için, uzun zamandır bekliyordum. Nitekim o gün geldi çattı. 2 gün sonra bayram. İmkanı olan Müslümanlar Perşembe günü kurbanlarını kesecekler. Gelelim ilginizi çekeceğini düşündüğüm araştırmaya.</p>
<p>Çeşitli üniversitelerde görev yapan ve tıbbın farklı alanlarında uzman olan 30 profesörden oluşan bir araştırma grubu, besmeleyle kesilen hayvan etleriyle, besmelesiz kesilen hayvan etleri arasında herhangi bir fark olup olmadığını ortaya koymak amacıyla laboratuar ortamında deneysel incelemeler yapıyorlar.</p>
<p><strong>Besmelenin sırrı &#8230;</strong><br />
Bilim adamları, hayvan kesimi sırasında dinen yerine getirilmesi zaruri olan ‘Bismillah, Allahu Ekber’ sözünün kesilen etler üzerindeki herhangi bir etkisi olup olmadığını araştırınca şaşırtıcı sonuçlarla karşılaşıyorlar.</p>
<p>Araştırmanın metot ve tekniği konusunda bilgi veren Şam Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nebil Şerif; ‘Besmele ile kesilen kuş cinsi hayvan, sığır ve küçük baş hayvanların etlerinden ve besmelesiz kesilen aynı cins hayvanların etlerinden ayrı ayrı nûmuneler alarak özel laburatuvarlarda uzun süreli mikroskobik incelemeler yaptıklarını söylüyor.</p>
<p>Sonuçta, Besmele ile kesilen hayvan etlerinin numunelerinin açık kırmızı gül rengini aldığı, besmelesiz kesilen et nûmunelerinin ise, siyaha yakın koyu kırmızı bir renge büründüğünü görülüyor.</p>
<p><strong>Şaşırtan sonuç &#8230;</strong><br />
Prof. Şerif ayrıca, Besmeleli etlerde her hangi bir mikroba rastlamadıklarını, Besmelesiz etlerin teşhisinde ise, sürekli çoğalan, büyük ölçüde zararlı mikrop ve bakteriler tespit edildiğini söylüyor. Besmelesiz kesilen etlerin dokularındaki kanlarda iltihaplı akyuvarlar ve alyuvarlar tespit edilirken, Besmele ile kesilen etlerin dokularında ise, buna benzer herhangi bir sonuca rastlanmadığı tespitinde bulunuluyor.</p>
<p>Araştırmada yer alan bilim adamlarında Dr. Abdulkadir Dirani: ‘Kuran’da; Allah adı zikir edilmeden kesilen hayvan etini yemeyin’ şeklindeki İlahi emre rağmen; hayvan kesiminde kimi zaman besmelenin ihmal edilmesi, bizleri bu konuyu bilimsel olarak araştırmaya sevk etti. Besmele ve tekbir ile hayvan kesimi konusunu araştırmaya başlarken, ekipteki bazı arkadaşlar konuya baştan soğuk baktılar. Ancak araştırmalar sırasında her safhada çarpıcı sonuçlar ortaya çıkınca, ekibin konuya olan ilgisi de artmaya başladı.</p>
<p>Besmele ve tekbirle kesilen hayvan etlerinde, Besmelesiz kesilen hayvan etlerinin aksine, et dokularında kan ve mikropların bulunmaması, besmelenin büyük bir mucizesi olarak karşımıza çıktı’ şeklinde görüşlerini dile getiriyor.</p>
<p>Araştırmayı yürüten grup adına Kuveyt Haber Ajansına açıklama yapan Prof. Dr. Halid Halave ise, laboratuar ortamında yapılan deneylerde, besmelesiz kesilen sığır, küçük baş ve kuşların et dokularında pıhtılaşmış kan, çoğalmaya müsait bakteri ve mikroplar tespit edilirken, besmele ile kesilen hayvan et dokularında ise kan, mikrop ve bakterilere rastlanmadığını ifade etmiş.</p>
<p><strong>Kesim farkı &#8230;</strong><br />
Aynı üniversitenin Veteriner Fakültesi Et Sağlığı Bölümü Profesörlerinden Fuad Nima; ‘Dünyanın birçok ülkesinde uygulanan, hayvanların uyuşturularak öldürülmesi işlemi sırasında kanın vücutta kalması, bu tür etlerin daha çabuk bozulmasına neden oluyor. Halbuki, kesim anında çekilen besmele ve tekbirin, hayvana yaptığı tesir ve heyecanın, hayvan organ ve adalelerinde meydana getirdiği hareketin kanın azami miktarda dışarıya atmasına yol açtığını ve hayvanların daha az eziyet çektiğini tespit ettiklerini belirtiyor.</p>
<p><strong>Araştırma sonuçları böyle</strong><br />
İnancımıza göre, Allah’ın haram veya helal kıldıklarında illa bir hikmet aramak gerekmez. Fakat insanlığın bugüne kadar edindiği temel tecrübe, Allah’ın emir ve yasaklarında bildiğimiz veya bilmediğimiz hikmetler olduğudur. Bilim geliştikçe, Allah’ın bizler için hazırladığı nimet ve hikmetleri anlamak daha da kolaylaşıyor</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.istanbuladak.com/besmele-ile-kurban-kesmenin-esrari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

